4 Mart 2014 Salı

ERCAN KESAL'A MEKTUP

Merhabalar Ercan Bey;
Yazılarınız beni her zaman derinden etkiledi. Özellikle babanızla ilgili yazdıklarınız.”Ben büyüdüm baba” ve” Ölülerimiz nerede ?” nin etkilerini anlatamam bile. Babamla ayrı kuşakta olmamız çok problem olmuştur. Ben ODTÜ’ de öğrenciyim. Gurbette okuyan bir öğrenci olarak her eve gitmeden " bu sefer o konulara girmeyeceğim, babam ne derse çok üstelemeyeceğim." derim siyasi konuları kastederek. Ama dizginlenemez muhalif kişiliğim. Üzülürüm sonra. Gelirim gurbete, aklıma babamla olan tartışmalar takılır. Çevremde hemen hemen kimseye anlatmam, anlatamam bunu.

Bir köşe yazısı okurken (Ne alakası var baba! )gördüm benzer sorunu yaşayan ve bunu çok iyi anlatan başka biri varmış. Yazıların devamını okudukça gördüm ki sadece o sorunu yaşamak değil, asıl yaşayanın kimliği beni bu kadar etkileyen, büyüdüğü yerler, çocukluğu... Bu samimiyeti ve kendime yakınlığı bulamamıştım başka bir yerden. Hem de baba ile en sevilen oğul arasındaki ilişkiyi.

O yazıdan sonra başladı sizinle tanışmam.  Arkadaşlarınızın dediği gibi yazılarını izleyerek okudum. Sonra oyunculuğunuz, senaryolarınız geldi. Hepsi de izler bıraktı.

Sonra “Peri Gazozu” çıktı. Bu yaşanmış yazıların çoğunu okumuş olmama rağmen tekrar tekrar okudum, okutturdum. Sonra Ankara’da bir kitapevindeki imza gününe katılacağınızı duydum (Geçen hafta). Hazırlıkları yaptım. Sizinle tanışacaktım.  Ama sonra hiç hesapta olmayan iş görüşmesi çıktı. Gidip hızlı bir şekilde dönebilirdim trenle. Neticede artık hızlı trenler vardı. Ama aksilikler bırakmadı peşimi. Görüşmenin uzaması, ne zaman biteceği belli olmadığı için trende yer kalmaması…

Sizden ricam Ercan Bey,  bu postayla gönderdiğim kitabınızı imzalayıp yine içindeki zarfla geri yollatabilir misiniz? Çok sevdiğim ve samimi bulduğum yazarın bu kitabını bana her zaman onur verecektir…


                                                                                                   





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder