Yaratıldık.
Sıradan
insanlar gibiydik, sıradandık.
Sıradanlığımızı
farklılıklara ve güzelliklere çevirecek insanlar tanıdık geçmişte,
Hayatımızın
merkezine oturdular, onlarla daha da anlamlı hale geldik.
Kendimizi
çok severdik onlardan önce; ama sonra onları daha çok sevmeye başladık
Bundan şikâyet
de etmedik, memnunduk. Bize değer veren insan olduğu için değil(çünkü değer
verecek çoktu) ona değer vermek bizi daha mutlu ettiği için.
Sonra baktık
ki bunlar geçmişte kalmış.
Maziden
konuşur olduk. Geçmişin hayaliyle ve özlemiyle yaşamak değildi düşüncelerimiz
artık.
Sıyrıldık
anılardan.
Onun bize
hissettirdiği mutluluktan, huzurdan, tartışmalardan, kavgalardan uzaktık.
Ama farklı
bir huzur yakalamıştık
Kendimize
yeter olmuş, kalp yalnızlığımızdan memnunduk
Adeta kilit
vurduk kalplerimize: ben artık böyle yaşayacağım diye
Buna
çalıştık ve başardık
Artık
birilerinin ruhumuzu huzura kavuşturmasına ihtiyacımız kalmamıştı
Özgürdük.
Bir süre
böyle gitti, güzeldi yaşantımız.
Günümüzün en
temel değer kabul edilen fiziksel özellikleri bize aynı anlamı ifade
etmiyordu. Gülümseme, konuşma içeriği, oturmasını
bilmesi bile önemliydi bizim için.
Bunlardan
hiç vazgeçmedik
Bir gün büyük
bir değişim başladı.
Artık
"bizler" gitti "ben"ler geldi
Değişimi yine
kendi başıma başlatamadım, bir başkası başlattı
Kimseye
duygusal anlamda değer vermek istemezken: çok erken konuşuyorsun diye uyardı:
+hayır, ben
gayet memnunum halimden, hem zaten beni bu durumdan çıkarıp değiştirebilecek
pek insan da yok
- sen
bunları söylüyorsun; çünkü hala tanımadın beni
+ tanısam ne
değişecek ki. sende de sıradan şeyler bulmayacak mıyım?
-önyargını
geçtim, ama sen kendi içine bak. neden titriyor için yüzüme gözlerime bakınca
+kafamı
karıştırma, hayır sana da açmak istemiyorum kendimi
-neden?
+böyle
mutluyum çünkü
-başka?
+huzurluyum,
kendi halimdeyim duygusal anlamda
- ama sanki
daha derin bir şey var...
+evet
- ?
+ …
- genel mi,
hadi söyle
+âşık
olmaktan korkuyorum
- neden, ama
herkes âşık olmak ister?
+ ben âşık
olunca mutsuz oluyorum
- hani o kişiyi
hayatının merkezine koyardın?
+ işte
bundan korkuyorum, benim bütün hayatım o oluyor.
- sonra
gitmesinden mi korkuyorsun?
+ hayır,
belki gidecek, ama hayatımın merkezine konulmayı hak ediyor mu bilmiyorum
- çok fazla âşık
oldun sanırım?
+ cık
- ?
+ bir defa
oldum.
- ve onu
bütün hayatın yaptın
+evet, her
şeyim yaptım..hayatımda o kadar mutlu,huzurlu anlarım olmamıştı.ama çok da
yordu.
- ve bu
durum tekrar başına gelir diye korkuyorsun?
+ evet, hem
o hem de yanlış kişi olmasını istemiyorum
- anlıyorum,
evet haklısın…
+ sen de
haklısın
- ?
+ benim ne
zamandır ilk defa senin gözlerine bakarken titredi içim
- fark ettim,
ama erken karar verme
+ işte bu
karar benim elimde değil. uzun zamandır ilk defa sana bakınca, sesini duyunca,
yanına oturunca duydum kalbimin atmasını
- ya ben de
o değilsem?
+ zaten
kimse o aradığım değil, ama seni bilmiyorum. farklı şeyler hissettim işte. bana
değişebileceğimi hissettirdin sen. bu durumu kimse anlamazdı, ama senin
anlayabileceğini gördüm.
- peki ya
geçmişin?
+ geçmişim benim
kutsalım. pişmanlık yok onda. güzel şeylerle dolu. sadece yoran anılar da var.
- ama bugün
de aynı durum gelirse başına?
+
bilmiyorum. tek bildiğim ben değişmeye başladım sanki ve beni değiştirecek tek
şey aradığımı tamamen bulmam olur. ve seni çok tanımama rağmen bana bunları
hissettirebildin.
-teşekkür
ederim
+ hayır,
teşekkür etme. bunları söylemek rahatlattı beni.
- ilk
dediğin şey geldi aklıma
+ ?
-
sıradandık, sonra daha da anlam kazandık
+ evet, o
kişiler sıfatlarımızdır benim
- haklısın…
+ sanırım
sen de çok farklı bir sıfatımsın benim; ama işte bilmiyorum…
- ne zaman
bilebilirsin ki
+ zaman
gösterecek...
- anlıyorum.
+ işte bunlar,
tekrar görüşürüz belki
-umarım
+ aynada
gülümsemeyi unutma
- unutmam
-son-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder